Blogumuzda bulunan yazılar tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Hastalık ve rahatsızlıklarınızın tedavisi için lütfen doktorunuza veya enyakın sağlık birimine başvurunuz.

25/2/2008

İstanbul'a meme kanseri laboratuvarı

Türkiye Patoloji Dernekleri Federasyonu'nun girişimiyle İstanbul Tıp Fakültesi'nde meme kanseri laboratuvarı kuruldu.

Meme kanserinin en erken dönemde teşhisini sağlayan cihazlardan oluşan laboratuvarın, 6 ilde daha devlet ve üniversite hastanelerinde açılması planlanıyor.
              
Patoloji Dernekleri Federasyonu Başkanı Profesör Sıtkı Tuzlalı, meme kanserinin kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türü olduğunu, Türkiye'de şu anda yaklaşık 25 bin civarında meme kanseri hastası bulunduğunu ve her gün yeni bir hasta eklendiğini belirtiyor ve ekliyor:

"Hastalığın hangi karakterde olduğunun doğru olarak belirlenmesi halinde meme kanseri hastalarının yaşam süresi ve kalitesi önemli ölçüde artıyor. Hatta kanserden kurtulmak bile mümkün hale gelebiliyor."
 
Hastalığın hızla ilerlemesine neden olan ve hastaların yüzde 25'inde görülen iki farklı hücreyi tespit edebilen "fish" adlı sistemin bulunduğu laboratuvarın hastalığın erken teşhis edilmesinde olumlu katkılar yapması bekleniyor.

25/2/2008

"Her sekiz kadından birinin memesi alınıyor"

Türkiye'de her 8 kadından birinin meme kanseri nedeniyle göğsünü aldırdırdığı bildirildi.

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Oğuz Yenidünya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kadınlarda göğsün alınmasının psikolojik sorunlara neden olduğunu söyledi.

Kadınlar için göğsün çok önemli olduğunu ifade eden Yenidünya, şöyle devam etti:

"Ülkemizde 8 kadından 1'i meme kanseri nedeniyle en az bir göğsünü kaybediyor. Göğsü alınan kadın bu eksikliği genellikle çorap ve pamuk kullanarak kapatmaya çalışıyor.
 
Çünkü göğsün bir tarafının dümdüz olması psikolojisini bozuyor, bu şekilde dışarı çıkmaya çekinerek, içine kapanıyor. Kadınlarda göğüs eksikliği bazen boşanma nedeni bile olabiliyor."

Göğsü alınan kadınların yüzde 10'unun kendi vücutlarının bir organı gibi hissedebilecekleri "yeniden göğüs benzeri doku" ameliyatını tercih ettiklerini vurgulayan Yenidünya, ancak bu dokunun sadece şekil olarak göğse benzediğini ve ameliyatın zor bir süreci gerektirdiğini belirtti.

"Protez göğsü vücut bazen kabul etmiyor"

"Yeniden göğüs benzeri doku" ameliyatının hastanın karın ya da sırt bölgesinden deri alınarak yapıldığının altını çizen Yenidünya, şunları kaydetti:

"Deri alınan bölgede yara izleri mecburen kalıyor. Bu ameliyatlarda yeni yapılan göğüs diğeri ile şekil ve büyüklük açısından benzerlik göstermediği takdirde var olan üzerinde de yeni bir operasyon gerçekleştiriliyor. Ameliyat göğüs kanseri operasyonu kadar zor bir süreci kapsıyor.
 
Bu zor süreci birçok hasta kabul etmeyip ameliyattan vazgeçiyor. Hastanın vücudundan deri alınmadan yapılan protez göğüs yönteminde de risk bulunuyor. Protez göğsü vücut kabul etmeyebiliyor ve çeşitli yaralar oluşuyor."

Yenidünya, yeniden göğüs dokusu yaptırma ameliyatını kolay olarak düşünen hastaların bir çoğunun operasyon hakkında bilgi sahibi olduktan sonra bundan vazgeçtiklerini de ifade etti.

9/5/2007

Kadınlar meme kanseri riskiniz nedir?

Ailede meme kanserinin görülmesi, uzun süre doğum kontrol haplarının kullanılması, adet başlama yaşının erken adetten kesilme yaşının geç olması, hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması meme kanseri oluşum riskini artırıyor.

Kadınların korkulu rüyası olan ‘meme kanseri’nin görülme sıklığının her geçen gün arttığını belirten Doç. Dr. Gürsel Soybir, meme kanserinin belirtilerini, risk faktörlerini ve korunma yollarını anlattı.
KİMLER DAHA FAZLA RİSK ALTINDA
* Daha önce memede kansere öncü sayılabilecek bir lezyonun bulunmuş olması
* Genetik olarak meme kanseri gelişimine yatkın genleri taşımak
* Ailesinde veya akrabalarında meme kanseri gelişmiş olması
* Uzun süreli doğum kontrol haplarının kullanılması
* Menopoz sonrası dönemde uzun süreli ve yüksek dozlarda östrojen replasman tedavisi yapılması
* Çocukluk veya gençlik çağında başka bir nedenle göğüs bölgesinin ışınlanmış olması
* Adet başlama yaşının erken, adetten kesilme yaşının geç olması
* Hiç doğum yapılmaması veya ilk doğumunu 30 yaşından sonra yapılması
* İlerlemiş yaş. Meme kanseri en sık 50-65 yaşları arasında görülüyor
* Aşırı yağlı gıdalarla beslenme
* Mamografi taramalarında yoğun meme saptanması
* Yumurtalık ya da rahim kanseri hikayesi olması
* Elektromanyetik alanlara ve radyasyona sürekli maruz kalmak

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

1- Memede şişlik olması. Genellikle ağrısız, sertçe, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen kitle varlığı
2- Memenin genel olarak boyutunda veya şeklinde oluşan değişik olması
3- Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler şeklinde değişikliklerin meydana gelmesi
4- Meme başı ve çevresinde renk ve şekil değişikliği, meme başında genişleme, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar oluşması, yaralar çıkması
5- Meme başından gelen kanlı veya kansız akıntı
6- Koltuk altında görülebilen veya elle fark edilen ağrılı ya da ağrısız şişliklerin varlığı
ntvmsnbc

8/5/2007

Kadının güzellik sırları!

Pırıl pırıl saçlar, ışıl ışıl bir cilt, yumuşacık eller, güçlü tırnaklar, enerji saçan gözler, zinde bir vücut...

Tepeden tırnağa güzel bir kadın olmak hiç de zor değil. Kendinize ayıracağınız birkaç ekstra dakika ve her kadının bilmesi gereken minik sırlar ile güzelliğinize güzellik katın...

Saçlarınızı düzenleyin

Eliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.

Gergin göğüslerin ameliyatsız hali

Hormonal açıdan tedavi görüyorsanız (doğum kontrol hapları ya da menopoz tedavisi) göğüslerinizin gerilimini ayarlayabilirsiniz. Kullanacağınız ürünlerin içinde sıkıştırıcı ruscus, güçlendirici gingseng ve ada çayı olmasına özen gösterin. Bu maddelerin bulunduğu losyonlar, göğüsleri kaplayan deri dokusunu güçlendirir ve ferahlık verir.

Kirpiklerin görünüşü

Eğer sürdüğünüz rimel, kirpiklerinizi istediğiniz gibi göstermiyor ve çipil çipil bir görünüm veriyorsa rimeli kesinlikle kirpik uçlarına sürmeyin. Bunun yerine kirpik diplerine derinlemesine sürmeyi deneyin.

Cildiniz parlıyorsa

Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.

Gözlerdeki şişlik

Sabahları uyandığınızda gözleriniz kızarmış ve şişmişse uyudunuz odayı havalandırmalısınız. Daha sonra ise rahatlatıcı losyona batırdığınız pamuğu gözlerinizin üzerinde en az 10 dakika bekletin.

Aseton kullanımı

Asetonlu pamuğu tırnağınız üzerine sürtmek tırnaklar için çok sakıncalıdır. Bunun için pamuğu bir kaç saniye tırnağın üzerinde beklettikten sonra tek hareketle ojeyi çıkarabilirsiniz.

Yumuşak eller

El kreminin cildinize daha iyi nüfus etmesini istiyorsanız; ellerinizi içi sıcak su dolu bir tencerenin üzerinde tutun. Böylece cilt üzerindeki gözenekler açılacak ve krem cilde kolay nüfuz edebilir.

Mat dudaklar için

Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.

Farların kullanımı

Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.

Blogcu ile yapıldı