Blogumuzda bulunan yazılar tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Hastalık ve rahatsızlıklarınızın tedavisi için lütfen doktorunuza veya enyakın sağlık birimine başvurunuz.

« Önceki |

10/10/2007

Göz sağlığımız sebze ve meyvelere emanet

Kalıtımla gecen veya mikrobik bir hastalık olmadıkça, aile içi evlilik, kaza ya da mekanik nedenler oluşmadıkça, göz sağlığımızı yediğimiz besinlere dikkat ederek de koruyabiliriz.

Hayatın koşuşturması sırasında hep fazla kilolardan, kendimize zaman ayıramamaktan şikayet ederiz. Sıra beslenmeye geldiği zaman da karnımızı doyurmak, öğünleri geçiştirmekle yetinir, ne yediğimiz yemeklerin besin değerlerine dikkat ederiz ne de yediklerimizin miktarlarına.

Vücudumuzu bir bütün olarak düşünürüz. Halbuki cildimizin canlılığını, saçlarımızın parlaklığını, gözlerimizin ışıltısını doğru beslenip gerekli besinleri alarak da sağlayabilir, kendimize yediklerimizle doğal bakım uygulayabiliriz.

Slimcity kurucusu, Beslenme Uzmanı ve Diyetisyen Ayşegül Bahar Ektirici, sebze ve meyvelerin göz sağlığımız üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi.

Elimizde Olmadan Yakalandığımız Göz Hastalıkları Var
Göz hastalıkları kalıtım veya mikrobik yollarla geçebilir, çeşitli kazalar ya da yaşlanma gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Örneğin körlük; ülkemizde çokça görülen aile içi evlilikler çocukluk çağında başlayan körlüklerin birincil sebebidir. Ayrıca geri kalmış ülkelerde trahom gibi mikrobik yollarla bulasan hastalıklar, A vitamini eksikliği ve beslenme bozukluğu da körlüğe yol açan diğer nedenlerdendir.

Şişman veya obez olmak da göz sağlığını olumsuz olarak etkilemekte ve yaşa bağlı makular dejenerasyon riskini arttırmaktadır. Harward Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmalarda kilolu kişilerde oluşabilen bu göz problemlerinin göz sağlığını etkileyen vitamin ve minerallerin depolanma veya kullanım sorunları nedeniyle oluşabileceği belirlenmiştir.

GÖZ SAĞLIĞI AÇISINDAN ÖNEM TAŞIYAN VİTAMİN VE MİNERALLER:
Doğru ve yeterli beslenme ile göz sağlığını koruma yeni bir bilgi değil şüphesiz. Örneğin A vitaminin göz sağlığı için yararları ve kseroftalmi, gece körlüğü gibi durumların önlenmesinde etkili olabildiği eskiden beri bilinmektedir. Annelerimiz bize boşuna havuç yedirip durmadılar. Ama göz sağlığımızı sadece havuç ve A vitamini ile korumamız da mümkün değil. Bilhassa yaşlanma ile ortaya çıkan katarakt ve makular dejenerasyon (AMD) gibi görme sorunlarının önlenmesinde vitaminler, mineraller (A, C, E, ÇİNKO, beta karoten, lutein ve zeksanthin, omega 3 ve 6) ve bazı bitkisel ürünlerin rolü düşündüğünüzden de fazla. Doğru beslenmenin gözümüzü yukarıda saydığımız birçok hastalığa karşı koruyacağı veya hastalıkları yavaşlatılabileceği araştırmalar sonucunda kanıtlanıyor.

¹Makula (sarı nokta), keskin görmeden sorumlu retina tabakasının ortasında bulunan çok küçük bir alanı kapsar. Karşıya baktığımızda kornea ve lens tarafından ışık makulaya odaklanır. Makular dejenerasyon, bu sarı noktanın hasarlanması sonucu ortaya çıkar.

Göz Sağlığınız İçin Günlük Alınması Gereken Dozlar
Vitamin C: Erkek için 90 mg, kadın için 75 mg, (+35 mg sigara içenler için).
Vitamin E: 22 IU (15 mg) naturel, 33 IU (30 mg) sentetik
Lutein ve Zeaxanthin: 1.7 mg
Beta-karoten: 1.9 mg
Çinko: Erkek için 11 mg, kadın için 8 mg.

C VİTAMİNİ
Vücut ve göz sağlığı için gerekli bir essansiyel suda eriyen vitamin olan C Vitamini’nin çok güçlü bir antioksidant olarak görevleri vardır. Özellikle katarakt ve makuler dejenerasyon hastalıklarının tedavisinde önemli bir faktördür.

Besinlerdeki C Vitamini Miktarları
Papaya (1 diliminde 188 mg)
Portakal suyu (160 cc’de=1 normal su bardağında 93 mg)
Çilek (8 tanede 84 mg)
Greyfurt suyu (160 cc’de 70 mg)
Mango (1 dilimde 57 mg)
Çiğ yeşil biber (1/2 kasede 45 mg)
Brokoli çiğ (1/2 kasede 41 mg)
Çiğ karnabahar (1/2 kasede 23 mg)
Domates (1 tane orta boyda 23 mg)
E VİTAMİNİ
Yağda eriyen bir vitamin olan E Vitamini, çok güçlü bir antioksidandır. Kronik göz hastalıklarından korunmak için büyük önem taşır.

Besinlerdeki E Vitamini Miktarları mg/(IU)
Badem (30 gramında 5.0 (7.5)
Ayçiçek yağı (1 yemek kaşığında 3.1 (4.7)
Mısır yağı (1 çorba kaşığında 1.9 (2.9)
Fıstık (30 gramında 1.3 (2.1)
A VİTAMİNİ
A Vitamini (beta karoten), lutein ve zeukszantin gibi besinlerin içinde doğal olarak bulunur. Güçlü bir antioksidandır ve göz sağlığı için büyük önem taşır. Yeterli miktarda tüketildiğinde gece körlüğü, makuler dejenerasyon ve katarakt oluşumunu geciktirir.

Besinlerdeki Beta Karoten Miktarları mg/(IU)
1 orta boy havuç 12.1 (20,250)
Çiğ mango (1 tanesinde 4.8 (8,050)
Pişmiş ıspanak (1/2 kasee 4.4 (7,370)
Kayısı (1/2 kasede 1.2 (2,055)
Donmuş brokoli (1/2 kasede 1.0 (1,740)

LUTEIN VE ZEAKSANTHIN
Son yıllarda Lutein ve Zeaksanthin’in yaşa bağlı göz hastalıklarının gelişmesindeki koruyucu rolü üzerine yapılan bilimsel çalışmalar dikkat çekmektedir. Bu iki bileşiğin göz dokusunda yer alan karotenoitler olması ve antioksidan etkileri göz sağlığı açısından önemini arttırmaktadır. Bu nedenle Lutein ve Zeaksantin’in yaşlı hastalarda katarakt ve makular dejenerasyon gelişiminin önlenmesinde yararlı olabileceği düşünülmektedir. Lutein ve Zeaksanthin hakkındaki bilimsel çalışmalar henüz tam olarak sonuçlanabilmiş değildir, ancak ön bulgular olumludur.

Besinlerdeki Lutein Miktarları(mg)
Pişmiş ıspanak (1 kasede 13.3)
Lahana, (1 kasede 10.2)
Pişmiş brokoli (1 kasede 3.4)
Pişmiş bezelye (1 kasede 3.2)
Çiğ ıspanak (1 kasede 1.8)
Doğranmış yeşil biber (1 kasede 0.9 )

Besinlerdeki Zeuksanthin Miktarları(mg)
Portakal (1 kasede 1.5)
Dondurulmuş pişmiş mısır (1 kasede 0.7)
Pişmiş ıspanak (1 kasede 0.4)
Çiğ ıspanak (1 kasede 0.1)
Mandalina (1 tanede 0.1)

ÇİNKO
Çinko vücut fonksiyonları için gerekli bir mineraldir. Özellikle göz sağlığı üzerinde önemli fonksiyonları bulunur.

Besinlerdeki çinko miktarları (mg)
Karides 6 tane 76.0
Biftek, 90 gr 4.8
Tavuk budu 1 tane 2.7
Düşük yağlı yoğurt 1 kase1.6
Karışık kuruyemiş 1 kase 1.1
Süt 1 kase 0

B2 VITAMINI (Riboflavin):
Enerji üretimi, cilt-saç- tırnak ve göz sağlığı için önemli, deri ve göz sağlığı için gerekli bir B grubu vitaminidir. B2 vitamini yetersiz alındığında gözlerde kaşınma, ışığa karşı hassasiyet, ağız ve dilde yaralar oluşur. Özellikle yoğurdun yeşil suyunda çok bulunur. Ayrıca sütte ve peynir suyunda da bulunmaktadır.

OMEGA 3 VE OMEGA 6 YAĞ ASİTLERİ:
Beyin sinirleri ve göz sinirleri gelişiminde büyük önem taşır. Göz kuruluğunu azalttığı yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Balık, ceviz ve keten tohumu önemli omega 3 kaynaklarıdır. Mısırözü, soya ve ayçiçeği yağında ise Omega 6 bulunur.

PEKİ YUKARIDAKİ BİLGİLER IŞIĞINDA GÖZ SAĞLIĞI İÇİN HANGİ GIDALARI TÜKETELİM?
Gıdalar... Onları çoğunlukla ağzımızda bıraktıkları tat veya bize getirdiğini düşündüğümüz yararlar için tüketiriz. Oysaki, yediğimiz bir meyvenin veya sebzenin göz kapağımızdan retinamıza kadar yararı vardır:
* Kayısı, havuç, mango, şeftali, yumurta ve ciğer, göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlayarak, gözü, göze giren yabancı maddelerden arındırıyor. Göz kapaklarını besleyerek, göz kızarıklığını ve iltihaplanma riskini azaltıyor, güneş ışınlarına karşı korunma sağlıyor.
* Kiraz, üzüm, çilek, yeşil çay uzun çalışma saatleri nedeniyle oluşan gözlerdeki gerginliği azaltıyor. Gözdeki kan damarlarını besleyerek, gözlerin canlı ve parlak olmasını sağlıyor. İleride katarakt olma riski de, yine bu meyveleri tüketerek azaltılabiliyor.
* Sarı dolmalık biber, muz, mandalina, portakal ve üzüm, içeriklerindeki lutein ve zeuksanthin aracılığı ile retinayı koruyor. Aynı zamanda göz etrafında oluşan ince çizgileri azaltıyor.
* Ayçiçeği, susam, avokado, fındık ve badem, göz kapaklarını besleyerek, gözlerin şiş veya kırmızı görünmesini engelliyor. Gözlere kan oturmasını önlemesinin yanı sıra, göz ağrılarını azaltıyor. Özellikle içeriğindeki E vitamini makuler dejenerasyonu önlüyor.
* Sarmısak, pırasa, çilek, yeşil çay, gözün bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Gözde arpacık çıkma riskini azaltırken göz ağrısına, sulanmasına ve kızarmasına engel oluyor.
* Kepekli makarna, tam buğday ekmeği, gözdeki damarları koruyor. Ayrıca vücudun stresle daha kolay baş etmesine yardımcı olarak, göz etrafında oluşabilecek çizgileri azaltıyor.
* Papatya çayı, süt, yoğurt, muz, göz etrafında oluşan halkalara ve göz torbalarına iyi geliyor. Göz ağrılarını, kızarıklıklarını ve çizgilerin oluşumunu azaltıyor.
* Havuç, şeftali gibi besinlerde bulunan beta karoten geceleyin daha iyi görmeyi sağlıyor.

6/6/2007

"MUCİZEVİ OPERASYONLA DERTLERİMDEN KURTULDUM"

NASUH MAHRUKİ (Profesyonel Dağcı)



Profesyonel bir sporcu olarak, 6.5 numara miyop ve 2 numara astigmatla sert doğa koşullarında büyük zorluklara katlanıyordum. Everest'in dondurucu soğuğunda kontak lenslerimle uğraşmaktan, Camel Trophy'nin zorlu etapları sırasında çamur ve terden gözlerimin enfeksiyon kapmasından, bir de gözlüğümü bir nehir etabında kaybetmekten dolayı çektiğim sıkıntıları ifade etmek çok zor. Bu sorunlardan, Dr. Sinan GÖKER'in yaptığı LASIK ameliyatı sonrasında kurtuldum. "Mucizevi" bu operasyon sonrasında çok daha rahat, konforlu ve güvenli bir hayata geçiş yapmanın mutluluğunu yaşıyorum.

6/6/2007

Göz bozuklukları

Miyopi Gözün ön-arka uzunluğu, kornea kırıcılığı ya da her ikisi olması gerekenden fazla ise objelerin görüntüleri, sarı noktanın önünde oluşur. Miyoplar; yakını iyi görebildikleri halde, uzağı bulanık görürler.

Hipermetropi

Gözün normalden kısa, korneanın eğriliğinin yani kırıcılığının az olması ya da her ikisinin bir arada bulunması sebebiyle, görüntü sarı noktanın arkasında oluşur. Göz içinde bulunan lens; şeklini değiştirerek (akomodasyon) kırıcılığını arttırır ve görüntüyü sarı nokta üzerine taşımaya çalışır. Hipermetropi eğer lensin telafi edebileceği sınırlarda ise, kişi uzağı da, yakını da görebilir veya uzağı görür, yakını bulanık görür. Bu sırada lensin şekil değiştirebilmesi için göz içindeki minik kaslar çok çalıştığından; gözde çabuk yorulma hissi, göz ağrısı ve baş ağrısı ortaya çıkar. Lensin şekil değiştirme kabiliyeti, çocukluk ve gençlikte çok iyi olmasına karşın yaş ilerledikçe azalır ve kişi önce yakını sonra da uzağı seçemez hale gelir.

Miyopi ve hipermetropi, sferik yani küresel camlar kullanılarak düzeltilir.

Astigmatizma

Astigmatizma, çoğu kez korneadaki şekil bozukluğuna bağlıdır ve basitçe anlatmak gerekirse korneanın yumurta biçiminde olmasıdır. Bu durum iki eksende farklı kırılmaya yol açar, örneğin bir eksende numara 1 ve diğer eksende 3 ise aradaki fark astigmatizma sonucudur ve astigmatizmanın değeri 3-1=2 dir. Astigmatizma, bulanık veya gölgeli (çift) görmeye sebep olur. Düzeltilmesinde silindirik camlar kullanılır.

Presbiyopi

Hipermetropi ile karıştırılır, ancak bu durum, gözü bozuk olmayan insanlarda da ortaya çıkan, lensin yaşlanmasına bağlı yakını görememe olayıdır. Öyle ki lensin şekil değiştirerek yakına odaklama yapabilmesi için belli bir esnekliğe sahip olması gerekir. Yaş ilerledikçe, lens bu esnekliğini kaybeder. Presbiyopinin başlangıç yaşları 40-45 arasıdır. Hipermetroplarda bu durum daha erken gelişir. Miyoplar, gözlüklerini çıkararak daha iyi okuyabildiklerini farkederler.

Doktor gözlük numaralarını nasıl tespit eder?

Günümüzde gözlük numaraları, otorefraktometre denilen cihazlarla otomatik olarak ölçülebilmektedir. Ancak bu ölçümler hasta ile denemesi yapılmadan verilemez. Bu işlem için de otoforopter adı verilen cihazlar kullanılır. Bu cihazlar sayesinde numaralar hızla saptanır. Ölçümler iki aşamalı yapılmalıdır. Önce göze herhangi bir damla damlatılmaksızın numaralar ölçülür. Daha sonra sikloplejik dediğimiz, göz bebeğini büyüten ve lensin etrafındaki kasları gevşeten bir damla uygulanır ve etkisini göstermesi için yaklaşık 40 dakika beklenir. Bu sayede lensin akomodasyon yaparak numaraların yanlış ölçülmesine yol açması önlenir.

Gözlük reçetelerindeki sayılar ne anlama geliyor?

Gözlük numaraları eğer astigmat yoksa tek, astigmat varsa 3 değişik değer ile ifade edilir. İlki sferik cam değeri, ikincisi astigmatik cam değeri üçüncüsü bu astigmatik camın yerleştirileceği eksendir. (+) işareti hipermetropiyi düzeltmekte kullanılan konveks camları ; (-) işareti miyopiyi düzeltmekte kullanılan konkav camları ifade eder.

Düzensiz (İrregüler) astigmatizma nedir?

Korneadaki şekil bozukluğundan kaynaklanan görme kusuru sferosilindirik camlarla düzeltilebiliyorsa düzenli astigmattan, düzeltilemiyorsa düzensiz yani irregüler astigmattan söz edilir. Düzensiz astigmatizma, genellikle başka bir hastalık sonucu oluşur (keratokonus, korneada skar vs). Bu hastalar yarı sert gaz geçirgen kontakt lens kullanımından fayda görebilirler ve görüşleri artabilir.

Uzak ve yakın için iki ayrı gözlük kullanmak istemiyorum?

Progressif dediğimiz özel camlarla, uzak ve yakın için gözlük değiştirmek zorunda kalmazsınız. Ancak bu camlar diğerlerine göre daha pahalı camlardır ve bir alışma dönemi gerektirir.

Gözlüklerimi taktığımda başım döner gibi oluyor, yürürken boşluğa basar gibi oluyorum?

Gözlük camlarının, özellikle yüksek numaralı ve astigmatik camların, görüntülerde distorsiyon yapma özelliği vardır. Çocuklar ve gençler bu görüntüye hemen adapte olabilirken yaş ilerledikçe adaptasyon zorlaşır. Adaptasyon süresi kişiden kişiye değişir. Öncelikle gözlüklere alışmayı deneyin, çünkü bu numaralar en keskin gördüğünüz numaralardır. Alışamazsanız doktorunuz numaraları düşürecektir ancak bu görme keskinliğinden de bir miktar fedakarlık anlamına gelir. Tabii bütün bunlar, gözlüklerin verilmesinde ya da yapılmasında bir hata yoksa geçerlidir. Şüpheniz varsa gözlüklerinizi doktorunuza ölçtürebilirsiniz.

Göz tembelliği nedir?

Gözde belirli bir hastalık olmaksızın ve gözlükle tam düzeltmeye rağmen, görme keskinliği tam seviyeye ulaşmıyorsa, gözde “tembellik” ya da “ambliyopi” var denir. En sık olarak şaşılığa ya da iki göz arasında kırma kusuru farkına bağlı olarak ortaya çıkar. Erken çocukluk yaşlarında teşhis edilip, tedavi edilirse, görme seviyesi artabilir. Erişkin yaşlarda, etkin bir tedavi yapmak mümkün değildir. Tedavisi için "Çocukta Göz Hastalıkları" kısmını inceleyiniz.

Miyopi hastalığı nedir?

Bazı yüksek numaralı miyopik hastalarda, problem sadece gözlük numaralarından ibaret değildir. Numaralar, 10-30 gibi yüksek olabilir. Bununla birlikte, bu hastaların retina tabakaları da zayıf olduğu için, görme düşük seviyede kalabilir (bkz. Retina Hastalıkları).


6/6/2007

Lazer ile miyop gözler artık net görüyor

Excimer Laser nedir?

“Excimer” excited ve dimer kelimelerinin birleşiminden üretilmiş bir sözcük olup Excimer Laser Argon ve florid gazlarının uyarılması ile elde edilen 193nm ultaviyole ışık veren bir lazerdir. Başlangıçta plastik endüstrisinde ve elektronik entegre devrelerin üretilmesinde kullanılan bu lazer hassasiyetiyle tıp dünyasının dikkatini çekti ve ilk olarak 1988'de Amerika’da gören gözler üzerinde miyopi tedavisi amacıyla kullanılmaya başlandı.


Excimer Laser'in özellikleri nedir?

Bu sitedeki miyopi, hipermetropi gibi kırma kusurlarının açıklamalarını okuduysanız gözün ön-arka uzunluğu ve kornea eğriliğindeki değişikliklerin bu durumlara yol açtığını hatırlayacaksınız. Bu kusurları tamamen ortadan kaldırmanın yolu ise gözün uzunluğunu değiştiremeyeceğimize göre (en azından şimdilik) kornea eğriliğini değiştirmekten geçecektir. Bunu insanoğlunun bulduğu en hassas neşter olan Excimer Laser'i kullanarak yapabiliyoruz.

Excimer Laser kornea dokusundaki moleküler bağları kırarak traşlama yapar ve bir heykeltraşın heykelini yontması gibi korneaya yeni bir şekil verir. Bu işlemi çok yüksek bir hassasiyette yapar. Excimer Laser'in korneaya her bir dokunuşunda 0.25 mikron (insan saç telinin kalınlığının 400'de biri) doku traşlanır.

5/6/2007

Göz sağlığı :KATARAKT

Kısaca katarakt, gözümüzün içerisinde bir doğal lensimiz var, mercimek şeklinde, şeffaf, kırıcı, optik güce sahip, geçirgen bir madde gözümüzün içerisindeki kendi kristalin lensimiz. Gözümüzün içinde bulunan bu mercimek şeklindeki dokumuzun şeffaflığını kaybetmesine katarakt diyoruz, katarakt kısaca bundan ibaret.

EN SIK GÖRÜLEN KATARAKT TİPİ GÖZÜN YAŞLANMASIYLA İLİŞKİLİDİR. DİĞER SEBEPLER İSE GENETİK FAKTÖRLER, ŞEKER HASTALIĞI, GÖZ YARALANMASI, UZUN SÜRE KORUNMADAN GÜNEŞTE KALMA, KORTİZON GİBİ İLAÇLAR VE ÖNCEDEN GÖZ CERRAHİSİ GEÇİRME OLABİLİR.

Kataraktın tedavisi cerrahidir. Değişik cerrahi yöntemler burada kullanılıyor. Daha önceki zamanlarda kullandığımız intrakapsüler dediğimiz bir yöntem var. Çok özel durumlar olmadıkça artık intrakapsüler yöntemi çok fazla tercih etmiyoruz. İkinci ana ameliyat yöntemi ekstrakapsüler dediğimiz bir yöntem. Opaklığını kaybetmiş olan lensimize biz katarakt diyoruz, katarakt olmuş lens diyoruz. Bu lens opaklığını kaybettiği zaman lensin üzerindeki membranda, küçük bir kapsülde, küçük bir açıklık, yuvarlak bir açıklık meydana getirip, bu açıklığın içerisinden lensin içindeki materyali emdiğimiz zaman, sadece kapsül kendi olması gereken doğal yerinde bırakılıyor ve bu kapsülün içerisine de bir suni mercek yerleştiriliyor. Bu yöntemin adı da ekstrakapsüler, katarakt ekstraksyonu dediğimiz yöntem. Şu anda günümüzde en çok kullanılan bu.

KATARAKT OPERASYONUNDAN SONRA HASTALARIN HEMEN HEMEN HEPSİNDE ALTTA YATAN BAŞKA BİR GÖZ HASTALIĞI OLMADIKÇA TATMİNKAR GÖRME SEVİYELERİ ELDE EDİLMEKTEDİR. KATARAKT CERRAHİSİNDEN SONRA YAKIN VEYA UZAK GÖZLÜĞÜNE İHTİYAÇ DUYULABİLİR.

Tabi burada en önemlisi kataraktan nasıl korunabiliriz herhalde. Tabi kataraktan da korunulabilir. Her ne kadar tamamen önleyemesek de, mesela gözümüzü travmalardan koruyarak en azından travmatik kataraktlardan korunabiliriz, bununla ilgili çeşitli önlemler alabiliriz mesela. İşte kaynakçıların, torna-tesviyecilerin mesela koruyucu gözlükler takması, gözü mesela travmadan koruyacaktır. Bazı kontak spor yapan kişilerin gene gözleri travmalardan koruması burada çok önemli olabilir, en azından travmatik kataraktları önlemek yönünden. Bazı zamanlarda gözümüzün önüne taktığımız gözlük de göz için çok koruyucu olabiliyor, günlük durumlarda. Bunun dışında güneş ışınlarından korunmak bizi kataraktan koruyacaktır. Çünkü kataraktın önemli sebeplerinden bir tanesi zararlı ultraviyole ışınlarının, güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınlarının meydana getirdiği dokusal hasara bağlı olarak kataraktın meydana gelmesidir. Gözümüzü iyice kavrayan, şekli uygun, geniş camlı, ultraviyoleyi çok iyi süzen, kaliteli güneş gözlükleri taktığımız zaman bu da önleyici olacaktır. Bir de bunun dışında beslenmemize dikkat etmemiz de kataraktan koruyucu olabilir. Antioksidanlardan, vitaminlerden, mikro besinlerden, değerli besin maddelerinden zengin bir beslenme ve bu beslenme alışkanlığının ömür boyu devam ettirilmesi de kataraktan koruyucu tedbirlerden bir tanesi olabilir.

14/5/2007

Tiroid Hastalıkları, gözleri büyütür

Tiroid hastalıkları gözlerde de birtakım fiziksel hasarlar yaratıyor. Bu hastalığı genellikle tıbbi tedaviyle düzeltmek mümkün oluyor. Ancak hormon seviyesinin normale dönmesi tek başına yeterli değil. Sigara içen hastaların mutlaka sigarayı bırakması gerekiyor!

Tiroid hastalıkları, en çok görülen rahatsızlıkların başında geliyor. Türkiye'de her 3 kişiden biri tiroid hastası. Tiroid hormonu çok sayıda organı ve metabolizma işlevlerini etkiliyor. Tiroid hormonunu en çok etkileyen organlardan biri de göz. Özellikle tiroid bezinin fazla çalışması gözde şekil bozukluklarına yol açıyor. Tiroid bezinin gözde yapmış olduğu şekil bozukluklarının nedeni kesin olarak bilinmiyor. Ancak konuyla ilgili bazı teoriler mevcut. Acıbadem Kadıköy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Müslime Yalaz şu bilgileri veriyor: “Tiroid bezi hastalığı sırasında kan dolaşımına katılan bazı antikorlar gözün arkasındaki yağ ve bağ dokusu ile gözümüzü hareket ettiren kaslar içerisinde reaksiyonlara neden olurlar. Bunun sonucunda kaslarda şişme, yağ ve bağ dokusunda büyüme ve ödem olur.”

Göz Büyük Görünüyor
Göz arkasındaki dokuların büyümesi, gözün öne doğru itilmesine neden oluyor. Göz kapakları arasındaki mesafe açılıyor. Bu sebeple gözler büyümüş gibi görünüyor. Bu hastalar sanki bir şeyden korkmuş, etkilenmiş gibi bakmalarıyla dikkat çekiyor. Prof.Dr.Müslime Yalaz “Bu görüntü farklılığı zaten tiroid hormonundaki dengesizliğin vermiş olduğu hassasiyetle birleşince hastaları çok mutsuz ediyor.” diyerek, hastalığın yarattığı sorunları şöyle anlatıyor: “Gözlerde sulanma, ışığa bakamama, göz kapaklarında şişlik, zaman zaman özellikle sabahları çift görme, göz hareketleri sırasında ağrı veya gözde baskı veya öne itilme hissi, nadiren de görme bozukluğu olabilir.”

Tedavide Multidisipliner Yaklaşım
Bu belirtileri yaşayan hastalar bazen tiroid hastalıklarını bilmeden sadece gözlerinde kızarıklık, sulanma veya büyüme şikayetleri ile göz doktoruna geliyorlar. Tiroid hastalığı ve göz belirtileri genellikle eş zamanlı başlıyor. Bazı hastalarda tiroid hastalığının tedavisi, hafif olan göz bulgularının ağırlaşmasına da neden olabiliyor. Bu sebeple hastaların endokrinolog, göz hekimi ve hatta cerrahi gereken durumlarda cerrah ile birlikte değerlendirmeleri gerekiyor.

Prof. Dr. Müslime Yalaz “Hastalığın aktif olan olgularında, hastalığın şiddetine göre öncelikle tıbbi tedavi uygulanırken, inaktif olanlarda ise şekil bozukluğu söz konusu ise cerrahi operasyon uygulanabiliyor” diyor

Sigara Hastalığı Tetikliyor
Hastanın hormon düzeylerinin normal hale getirilmesi, tedavinin başarısındaki en önemli etken. Ancak göz hastalığı başladıktan sonra hormon seviyesinin normalleşmesi tek başına yeterli değil. Bu aşamada her hastanın mutlaka bir endokrinolog ile birlikte takip edilmesi gerekiyor. Hastalığı henüz yeni başlamış ve hafif olan olgularda suni gözyaşı ve güneş gözlüğü kullanımı, yüksek yastıkta yatma gibi uygulamalarla şikayetlerde azalma görülüyor. Prof. Dr. Müslime Yalaz bir noktanın altını önemle çizerek şöyle diyor: “En önemlisi hastanın eğer sigara içiyorsa bunu bırakması ve hatta pasif içici bile olmamasıdır. Ne yazık ki hastalarımızın büyük bir kısmı sigara içmektedir. Sigaranın bu hastalarda hem belirtilerin ortaya çıkmasında, hem şiddetlenmesinde ve hatta tedavinin başarısında olumsuz etkisi vardır. Aktif ama şiddetli belirtilerin olduğu hastalarda başlıca tedavi şekli kortizon, radyoterapi ve cerrahidir. Kortizon tedavisi daha çok hastanede ve yatarak verilmektedir. Radyoterapi ile birlikte uygulandığında sonuç daha başarılı olur.”

Kozmetik Amaçlı Ameliyat Yapılmaz
Ağır göz bulguları olan ve ilaç tedavisiyle hastalığı kontrol altına alınamayan hastalar ile hastalığı inaktif olup şekil bozukluğu sorunu yaşayanlara cerrahi tedavi uygulanıyor.

Prof. Dr. Müslime Yalaz cerrahi operasyonla ilgili şu bilgileri veriyor: “Hastalarda gözü çevreleyen kemik duvarlardan pencereler açarak gözün arkasındaki basınç azaltılmaya çalışılır. Aynı operasyon hastalığın inaktif olduğu dönemde göz ileri derecede öne doğru itilmiş ve belirgin şekil bozukluğu oluşturmuş ise bu durumu düzeltmek için ameliyat yapılır. Hastalar şekil bozukluklarının hemen düzeltilmesini isterler ancak hastalık aktif iken kozmetik amaçlı operasyonlar yapılmamalıdır. Zaten birçok bulgu tiroid hastalığının kontrol altına alınması ve medikal tedavi ile düzelmektedir. Ancak %5- 6 hastada kortizon, radyoterapi veya cerrahi tedaviye gerek olmaktadır.”

Blogcu ile yapıldı