Blogumuzda bulunan yazılar tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Hastalık ve rahatsızlıklarınızın tedavisi için lütfen doktorunuza veya enyakın sağlık birimine başvurunuz.

« Önceki |

15/3/2009

Dr. Ender Saraç zayıflamaya yardımcı doğal destek önerileri

Dr. Ender Saraç'ın sağlıklı zayıflama konusunda önerdiği olduğu bitkisel desteler:

Bromelain: ananas meyvesinde bulunan protein sindiren enzimlerin bir karışımıdır. bromelain sindirim problemlerinin giderilmesi için yardımcı olarak fiziksel zedelenmeler sonucunda oluşan iltihapların giderilmesi konusunda destekleyici olarak tercih edilebilir. herhangi bir ameliyattan 2 hafta önce bu preparatın kesilmesi öneriliyor.

gymnema slyvestre: tropikal bölgelerde yetişen sarmaşık türüdür. hindistan geleneksel tıbbında 2500 senedir kullanılmaktadır. içermiş olduğu gymnemik asit vasıtasıyla ile vücuda glikozu taklit ederek tatlı alma ihtiyacının azalması ve iştahın engellenmesine yardımcı olabilmektedir.

cla (conjugated linoleic acid): cla vücut tarafından üretilmeyen, dışarıdan alınması gereken esansiyel yağ asitlerinden biri olan linoleik asitin bir tür kimyasal formudur. Vücutta depolanan yağ miktarını azaltmaya yardımcı olur.

Aynı zamanda depolanmış yağların kaslarda enerji kaynağı olarak kullanılmasında vücuttaki yağ miktarının azaltılmasında ve yağsız kas kitlesinin artırılmasında önemli destek sağlar. diyet ve spor yapan kişilere önerilir. önemli bir beslenme desteğidir.

Etkinliği açısından spor yapılması önemlidir. bazı kişiler cla nın etkinliğini biraz abarttı ve adeta kişinin geri kilo alması veya göbeğinin erimesi için çok bir destek olarak gördüler ancak ben pratikte hastalarımdan çok dramatik ve çok başarılı sonuçlar gözledim.

zinc (çinko): kan şekeri düzensizliklerinde yardımcı olabilir ayrıca diyetlerde bazı yararlı maddelerin tüketimi için gereklidir. Direkt olarak zayıflatmaz. Ancak uzayan diyetlerden alınmasının önerdiğim minerallerden biridir. Hormonlar saç tırnak sağlığı ve prostat için önemli bir mineraldir.

green tea ( yeşil çay) : camellia sinensis bitikisinden elde edilen yeşil çay polifenol, kateşin, kafein, flavanoidler, florür ve tanen içerir. yeşil çay ve siyah çay aynı bitkiden elde edilir. yeşil çay siyah çay gibi mayalanma işlemine tabi tutulmadığından anti oksidan etkisi daha güçlüdür.

batıda da antioksidan faydalarından dolayı son zamanlarda tercih edilen yeşil çay zihinsel yorgunlukların giderilmesine kolesterol seviyesini düzenlemeye zayıflama sürecini desteklemeye ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcıdır.

yeşil çay vücuttaki toksik maddelerin daha hızlı atılmasına yardımcı olarak vücut şişkinliğinin azaltılmasına ve zayıflama sürecine destek verir. bu ürünün bir kapsülü 3 fincan yeşil çaya eş değer ve bir fincan yeşil çaydaki kafein miktarının 1/5 inden daha az kafein içermektedir. Yemeklerle beraber birer kapsül alınabilinir.

citrus aurantium (sevilla portakalı ağacı ekstresi): zayıflamaya yardımcı olabilir. bazı zayıflama preparatlarında bulunabilir.

ayurveda bitkisel karışımları: Hindistan kökenli doğal ve organik çeşitli bitki özlerinin karışımı olan toz veya tabletler vücuttan toksin atar, yağ dokusunun zararsız bir şekilde azalmasını sağlayarak hem bedeni geliştirir hemde sağlıklı zayıflamayı sağlar. aç karnına ve bol sıcak su ile alınır.

hodia: zayıflama ilacı değildir ama bazı kişilerde tatlı krizlerinin azalmasına yardımcı olabilir. bu ilacı kullananların bir kısmı yarar görmediğini söylerken bir kısmı da fayda sağlamadığını anlatıyor.

Elma sirkesi: Elma sirkesi de son zamanlarda gündemde ancak kanıtlanmış bir sonuç ortada yok. Bazı kişiler elma sirkesini ılık karıştırıp aç karnına içtiklerinde şişkinliklerinin indiğini ve daha kolay kilo verdiğini söylüyor.

Dr. Ender saraç

12/7/2007

Zayıflamak için 'light gıda' çözüm değil

Özellikle yaz aylarında tüketimi artan ve kilo aldırmıyor gibi algılanan 'light ürünler', 'enerjisi azaltılmış gıda' anlamına geliyor. Zayıflamak için yaşa ve cinsiyete göre bilinçli diyet yapılması öneriliyor.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Doç. Dr. Murat Sert,  bisküvi ile başlayan 'light gıda' üretiminin reçelden pirince, çikolatadan süt, yoğurt ve ekmeğe kadar her üründe uygulandığını ve tüketicinin bu konuda yeterli bilgiye sahip olmadığını belirtti.
 
Sert, 'light ürünlerin', 'enerjisi azaltılmış gıda' anlamına geldiğini anlattı:

"'Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'ne göre, bir ürünün light olabilmesi için, orijinal veya benzeri gıda maddesine göre, enerji değerinin en az yüzde 25 azaltılması gerekiyor. Bir ürünün üzerinde düşük kalorili yazabilmesi için de o ürünün 100 gramında 40 kaloriden az kalori bulunması şartı var."
 
Yapılan araştırmalara göre light ürün pazarının her yıl yüzde 25 büyüdüğünün belirtildiğini vurgulayan Sert, "Bu büyümede, 'light gıdaların' sanki hiç kilo yapmıyor gibi algılanmasının payı çok büyük. Oysa, bir kişi herhangi bir ürünü bir birim tüketiyor, daha sonra bu ürünün light olanını iki birim tüketiyorsa eskisinden daha fazla kalori alıyor demektir" dedi.
 
Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de modern çağın önemli sağlık problemlerinden olan şişmanlık ve obezitenin artış gösterdiğine dikkat çeken Sert, "Yapılan araştırmalar, her 5 kadından birinin aşırı kilolu olduğunu ortaya koyuyor. Bu da light ürünlerin kurtarıcı gibi algılanmasına neden oluyor" dedi.
 
Şişmanlık, diyabet ve metabolik hastalıklar

Sert, light gıdaların fazla miktarda düzensiz alınmasının, şişmanlık, diyabet ve çeşitli metabolik hastalıkları kamçıladığını anlattı:
 
"Tıpkı sigara paketlerinde olduğu gibi gıda ürünlerinde de katkı maddeleri ve kalori miktarları okunabilir şekilde yazılmalı. Oysa, günümüzde tüm ürünlerde olduğu gibi light ürünlerin ambalajına baktığınızda karınca duasını andıran yazıları okuyabilmenin ve bu sayede bilinçlenmenin imkanı yok. Bunun yasak savma zihniyetiyle yapıldığı açıkça ortada."
 
Doç. Dr. Sert, zayıflamak için bir uzmandan yardım alınmasını ve yaşa, cinsiyete göre bilinçli diyet yapılmasını önerdi:
 
"Eğer light gıdaların bir faydası olsaydı, bunu ilk çıkaran ülke olan Amerika ve ardından bunu uygulayan diğer ülkeler ve Türkiye'de bugün şişmanlık ve obezite sorunu bu kadar çok konuşulmazdı. Bilinçli bir diyet kilo problemini ortadan kaldırır.
 
Ayrıca, yemek yerken çatal ya da kaşık sürekli elde tutulmamalı masaya bırakılmalı. Bu sayede çiğneme süresi uzadıkça tokluk duygusu oluşumu da kuvvetlenir."

24/6/2007

En çok tercih edilen yöntem: Islak liposuction

Birçok kişi yaz gelmeden önce vücutlarındaki fazlalıklardan kurtulmak istiyor. Bu nedenle en çok başvurulan yöntemler arasında liposuction, karın germe ve meme küçültme ve toparlama ameliyatları geliyor.

Spora ve diyete rağmen vücutlarının şeklini bozan yağ kitlelerinden şikayet edenler için liposuction en çok başvurulan yöntemler arasında. Son yıllarda liposuction yöntemindeki en önemli gelişmenin ‘ıslak liposuction’ olduğunu belirten Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nden Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Atilla Arıncı, “Bu yöntemde liposuction yapılacak bölgelere özel cihazlarla bazı özel solüsyonlar veriyoruz. Ardından o bölgeyi şişirip yağları sıvıyla birlikte geri alarak kanamanın en alt düzeyde tutulmasını sağlıyoruz” dedi.

YAĞ ALINDIKTAN SONRA SPORA DEVAM
Liposuction bir zayıflama yöntemi değil. Sadece diyetisyen gözetiminde zayıflama diyeti yapan, beslenmesine dikkat edip sporu yaşam şekli haline getirdiği halde fazla yağlarından şikayet edenlerde kullanılacak bir yöntem. Bacak içleri, basen, karın, kol içlerinde biriken ve vücudun profilini bozan yağların alınmasında liposuction etkili oluyor. Ama her bölgeye özel, farklı çaplardaki kanüller (ince uzun boru) var. Prof. Dr. Atilla Arıncı, liposuction uygulanan her bölgeye özel bakımlar yapılmasını, karında uygulanıyorsa belli bir süre korse giyilmesini öneriyor. Yöntem 18 yaşın altındakilere pek sık uygulanmıyor. Daha çok 30-40’lı yaşlardaki kadınlardan talep geliyor.

KÖTÜ YAPILIRSA MORLUK VE ÇÖKÜNTÜ OLUŞUYOR
Uzman ellerde uygulandığında, dokuda çöküntülerin oluşmadığını belirten Prof. Dr. Arıncı, “Kötü yapılırsa deride çöküntü oluşabilir. Liposuction yapılan ortamın şartları, yapanların deneyimi de önemli. Ameliyat sonrasında morluk, kanama olabilir, bunlar zamanla ortadan kalkar” dedi. Bu yöntemle yağ aldıranlar, işlemden bir ay sonra denize girebiliyor. Yağ alınmış yerlerde yeniden yağ fazlalıklarının oluşma riski az. Ancak, bu defa da yağ alınmayan yerlerde fazlalıklar oluşabileceğinden kontur bozukluklarından kaçınmak için, beslenmeye özen göstermek ve spora devam etmek gerekiyor.

GÖMLEK GİBİ İNEN KARIN GERİLİYOR
Yurtdışında ‘tummy tuck’ olarak adlandırılan karın germe ameliyatları, özellikle de hamilelikten sonra vücutlarını beğenmeyen kadınlar için ideal. Hamilelik sonrası dönemde karın bölgesindeki deride çatlak, sarkma, yağlanma oluyor. Zorlanmayla birlikte karın kasların arası açılarak karın fıtıkları oluşuyor. Karın adeta bir gömlek gibi aşağıya doğru sarkıyor. Karındaki sarkık olan deri, göbeğin altında kalan bölgede kalan tüm çatlaklar ve yağların hepsi, iç çamaşırı veya bikini altında kalacak bir yara iziyle ortadan kaldırılıyor. Bu iz zamanla azalıyor, ince bir ip şeklini alıyor. Kişilerin yara iyileşmesi iyiyse erken dönemde iyi sonuç alınıyor. Bazı kişilerde yara iyileşmesine bağlı olarak izlerin geçmesi zaman alıyor. Ameliyattan sonraki iki aylık dönemde ağır sporlardan, efor gerektiren işlerden uzak durmak gerekiyor. Kilonun korunması amacıyla beslenme programı uygulanması, düzenli egzersiz yapılması önem taşıyor.

GENÇLER BÜYÜTÜYOR, ORTA YAŞLILAR KÜÇÜLTÜYOR
Meme ameliyatları kadınların en çok rağbet gösterdikleri ameliyatlar arasında gösteriliyor. Prof. Dr. Atilla Arıncı, genç kızların daha çok meme büyütme ameliyatlarına, 30-40 yaş grubundaki doğum yapmış kadınların ise meme küçültme ameliyatlarına yöneldiklerini belirtiyor. Meme büyütmede, son yıllarda silikon jel protezler tercih ediliyor. Meme altından girilerek operasyonun izi en aza indiriliyor. Meme büyütmede kullanılan protezlerde de yenilikler var. Sertleşmeyi azaltan, doğal yapıda, olası bir kaza sırasında hasar görmeyen ve sızdırma yapmayan protezler kullanılıyor. İdeal ölçü omuzların genişliği, kişinin vücut yapısı ve isteğine göre belirleniyor. Meme küçültmeden sonra meme ucunda geçici bir his kaybı olabiliyor, ama bir süre sonra bu durum kendiliğinden düzeliyor. Süt kanallarıyla ilgili uygun teknik kullanılırsa emzirmede herhangi bir sorun yaşanmıyor.

Tehlikesi var mı?
Estetik plastik cerrahinin gelişmesi ve ilerlemesiyle liposuction uygulamaları hızla artmış ve günümüzde lokal anestezi ile yapılabilen günlük cerrahi bir işlem olmuştur.  

Fazla yağlardan onları aldırarak kurtulabilirmiyiz ? Pek çok insan fazlalıklardan kurtulmak, zayıflamak ve daha iyi görünmek, kendini daha iyi hissetmek için kliniklere, zayıflama merkezlerine ve spor salonlarına koşmaktalar, sayısız diyet ve zayıflama yöntemlerini denemekteler.

Fazla yağlardan kurtulmak için mezoterapi, LPG masajları, akupunktur, oksijen tedavileri, karbondioksit tedavileri, su tedavileri, bitkisel tedaviler, sarma tedavileri, ısıtma tedavileri gibi daha burada sayamayacağım kadar çok tıbbi olduğu iddia edilen yöntem piyasada denenmekte ve satılmaktadir ki bunların hemen hemen tamamı etkisiz, vakit ve nakit harcamaktan ve bu işle uğraşanlara para kazandırmaktan başka bir işe yaramayan uygulamalardır.


Zayıflamak ve fazla yağlardan kurtulmanın sadece bir tek yolu vardır o da düzenli bir spor ve beslenmedir. Bunun dışında tüm çabalar boşuna olacaktır. Altın kural bunu bir yaşam biçimi haline getirmek ve uygulamaktır. Aksi taktirde verilen tüm kilolar er yada geç geri alınacak ve harcanan bütün emekler, çekilen tüm sıkıntılar ve para boşa gidecektir.

 İşte liposuction burada devreye girerek zayıfladıktan sonra kalan fazlalıkları alam işlemidir. Bu yolda en sık başvurulan bir yöntem de yağları aldırmak yani liposuction (liposakşın) ameliyatıdır. Ancak liposuction halk arasında bilindiğinden farklı olarak bir zayıflama yöntemi değil, bir vücut biçimlendirme yöntemidir. Vücudun belli bölgelerinde birikmiş yağları alarak vücut konturlarını daha düzgün duruma getirmek için yapılan bir ameliyattır. Burada yapılan, kişi verebildiği kadar diet ve sporla yağlardan kurtulmalı sabit bir kiloya ulaşmalı daha sonra kalanları bu yöntemle alarak düzgün ve biçimli bir vücuda kavuşmak amaçlanmalıdır.

Liposuction fazla olan yağların sıvı ile eritildikten sonra çok ince kanüllerle vakum uygulanarak emilmesi işlemidir. Liposuction'ın kelime anlamı LİPO = yağ,  SUCTİON = emmek, yani yağ emmek, çekmek olarak Türkçe'ye çevrilebilir.  Bu yöntemle alınabilecek yağ miktarı bellidir. Belli bir limitin üzerine çıkamazsınız aksi taktirde hastanın hayatını riske sokarsınız. Bu limitte maksimum 3-5 kiloyu geçemez. 80-100 kiloluk bir hastanın 15-20 kilo vermesi gerekirken bunun bir anlamı olmayacaktır ki bu hasta birkaç haftalık dietle bu 3-5 kiloyu rahatlıkla verebilir. Bu yüzden bu kişiler ilk önce ideal kilolarına inmelidir.

13/5/2007

ZAYIFLAMANIN 33 YOLU

Sürekli bir diyeti bırakıp başkasına mı başlıyorsunuz? Peki buna rağmen değil bir kilo 100 gram bile veremiyor musunuz? O halde size önerimiz diyet kelimesini kesinlikle unutup küçük ayrıntılara özen göstererek fazlalıklarınızdan kurtulmanız.

İşte uygulaması kolay, oyun haline getirip zevkle deneyeceğiniz minik ipuçları:

1-Tamamen unutun

Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.

2- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin

Örnek: Portakal suyu (1 fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.

3- Susadıkça Su için

Susadıkça su için. Günde en az şu kadar su için demek doğru değildir, ancak susadığınızı hissettiğiniz zaman mutlaka su için.

4- Sosları unutun

Salatanıza bir miktar lezzet katmak için döktüğünüz soslar kilo almanıza neden olur. Bu nedenle salata sosu yerine biraz baharat ve bir tatlı kaşığı zeytinyağını salatanıza ekleyebilirsiniz.

5- Yemeğin ardından yatağa girmeyin

Kilo almamak için özellikle akşam yemeğinden hemen sonra yatma alışkanlığından kurtulun, mümkünse akşam altıdan sonra meyve dışında bir şey yemeyin. Gece atıştırmalarından da kurtulun.

6- Sık yiyin

Kilo vermek isteyenlerin düştüğü yanılgılardan biri de çok sık yemek yemenin kilo verdirmeyeceği inancıdır fakat bu yanlıştır. Çünkü beş altı saatte bir mideyi boş bırakmamak metabolizmanızın hızlı çalışmasına neden olur. Bu nedenle az az ve sık sık yemelisiniz.

7- Süt için

Günde üç ya da dört defa süt ve yoğurt ya da peynir gibi süt ürünlerini tüketen kadınlar, tüketmeyenlere oranla yüzde 70 daha fazla yağ yakarlar. Çünkü kalsiyum metabolizmayı hızlandırırken vücuda daha fazla yağ yakması için komut vermiş olur. Bu ürünlerin light olanları ile zayıflama hızınızı arttırabilirsiniz.

8- İyi bir uyku

Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için hergün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

9- Stresi yenin

Stresli bir yaşam kilo almanın nedenlerindendir çünkü stresli olduğunuz dönemlerde vücudunuz stres hormonları salgılar ve bu hormanlar karın bölgesindeki yağ depolanmasını sağlayan hücrelerin büyümesine neden olur. Stresi yenmek için sosyal aktivitelerde bulunmalı, kendinizi rahatlatmalısınız.

10- Hazır yemekleri unutun

Hızlı ve çabuk yemek yapmak için aldığınız dondurulmuş gıdalar ya da hazır yemekler içerdikleri katkı maddeleri nediyle kilo aldırır. Bu nedenle taze sebzeleri pişirmeyi tercih etmelisiniz.

11- Atıştırmayı bırakın

Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...

12- Buzdolabınıza baskın yapın

Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyyen yasaklayın.

13- Gazlı içecek yerine su ve soda

Diyet ürünü de olsa gazlı içecekler yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz.

14- İşkolik olun

Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında...

15- Kalorileri azaltın

Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.

16- Kahvaltı edin

Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.

17- Dans edin

Evde müzik dinleyin. Hareketli müzik tercih edin ve eşliğinde dans etmeyi ihmal etmeyin.

18- Asansöre binmeyin

Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.

19- Diyet içecekler

Diyet içeceklerden uzak durmalısınız. Bu tür içeceklerin içlerinde yapay tatlandırıcı bulunur. Onlar yerine portakal, elma gibi sağlıklı meyve sularından içmelisiniz. Hem sağlığınız açısından hem de kilo açısından birçok uzman diyet içeceklerin içilmemesini tavsiye ediyor.

20- Yavaş yemek yiyin

Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.

21- Yatak odasını yiyeceğe kapatın

Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın.

22- Kendinizi ödüllendirin

En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.

23- Tasarruf yapın

Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.

24- Aşka dair duygularınızı canlı tutun

Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?

25- Egzersiz yapın

Egzersiz yapmaya vakit ayırmak size zor gelse de kilo vermek için mutkaka hareket etmeniz gerektiğini unutmamalısınız. Hiçbir şey yapamıyorsanız evdeki duvarlardan yardım alabilirsiniz. 5-10 dakika boyunca kalçanızla duvara çok sert olmadan vurun. Bu kolay ve basit bir egzersiz yöntemidir. Egzersiz yaptığınız sırada televizyon ya da CD den evde spor yapmanıza yardımcı olacak programlarını izleyebilirsiniz. Böylece neyi, nasıl yapacağınızı bilirsiniz.

26- Ev işleri

Ev işleriyle ne kadar meşgul olursanız o kadar çabuk kilo verirsiniz. Çamaşır, bulaşık, yemek, çocuklarla elinizden geldiğince çok uğraşmaya bakın. Böylece sürekli hareket halinde olursunuz.

27- Meyve yiyin

Yemek yedikten bir ya da iki saat sonra tekrar acıkıyorsanız atıştırmak için meyve yiyebilirsiniz. Meyve bir sonraki öğüne kadar sizin tok hissetmenizi sağlayacaktır.

28- Yemek başlangıcı

Yemeğe çorba ya da salata ile başlamanız açlığınızın bastırılmasını sağlar. Böylece ana yemekten daha az yersiniz. Özellikle sebze çorbaları (domates, brokoli vs.) tok hissetmenizi sağlar.

29- Tuzu kesin

Tuz, vücutta su tutulmasına neden olur ve şişkinlik hissi yaratır. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan, sofrada tuz kullanmamak ve pişmiş yemeklere fazladan tuz eklememek gerekir.

30- Sofraya oturun

Yemek vaktinde mutlaka sofraya oturun çünkü ayakta ya da televizyon karşısında yemek yediğinizde doyduğunuzu anlamaz ve daha çok yersiniz.

31- Azimli olun

Bir türlü kilo veremiyorsanız çok beğendiğiniz bir elbisenin bir beden küçüğünü alın ve görebileceğiniz bir yere asın. Kendinize aldığınız elbisenin içine gireceğinize dair söz verin.

32- Mutfağınızı düzenleyin

Kilo almamaka için mutfak tezgâhı üzerinde durmasına alıştığınız abur cubur yiyecekleri ortadan kaldırın. Bu yiyecekleri görmediğiniz sürece aklınıza çok fazla gelmeyecektir.

33- Dişlerinizi fırçalayın

Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalamayı alışkanlık haline getirirseniz ağzınızda kalan ferahlık duygusuyla bir süre yemek yemek istemezsiniz.

10/5/2007

ZAYIFLAMA UĞRUNA KAYBEDİLEN SAĞLIK

Günümüzün hastalığı olan şişmanlığın giderilmesi için elimizi nereye atsak nerdeyse mucize zayıflama reçeteleri ile karşılaşıyoruz. Bazen öyle uygulamalar yapılıyor ki insanların mevcut sağlıklarını kaybetmesi pahasına çok düşük kalorili diyetlerle kilo verdiriliyor. Böyle hastaları sonradan takip ettiğimizde ne yazık ki uzun dönemde metabolizmalarının yavaşladığını, daha kolay kilo alır duruma geldiklerini ve psikolojilerinin bozulduğunu görüyoruz.

Fazla kilolardan kurtulmak amacı ile yapılan yanlış zayıflama programlarının özellikleri şöyledir :

1. gazetelerde, dergilerde yayımlanan herkes için geçerli olabileceği savunulan diyetler

2. kısa sürede hızlı kilo kaybı vaad eden şok diyetler (burada kişiler kısa sürede bir şekilde kilo kaybederler ancak program bittiğinde çok hızlı bir şekilde tekrar kilo alırlar)

3. dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmayıp, özel ürünlere yönlendiren diyetler

4. tek besine dayalı diyetler

5. kişiye özel olduğu savunulan, kişinin alışkanlıklarını değiştirmeyen, haftada bir değişen diyet listeleri (bu daha çok o diyeti hazırlayan kişiye bağımlı olunmasını amaçlar)

6. yağ dokusundan kayıp sağlamayan, sadece su kaybına neden olan idrar söktürücü veya ishal yapıcı ilaçlar, saunalar

Bu tür programlarda insanların kişisel özellikleri gözönüne alınmadan genel olarak düşük kalorili diyet listeleri verilir ve bunlar moda olur. Örneğin, Beverly Hills diyeti: bu diyette protein çok sınırlıdır ve enerji karbonhidrattan sağlanır. İlk başta çok hızlı yağsız vücut kitlesinden kilo kaybı olur. Negatif azot dengesi oluşur. Vitamin mineral açısından kısıtlı bir diyettir. Uzun dönem uygulanabilecek bir diyet değildir ve program bitiminde kişi hızla verdiği kiloyu tekrar alır.

Karbonhidrat gibi bir besin öğesinin kısıtlanmasına dayanan diyetlerde ise kişiler protein ağırlıklı beslenirler ve enerji proteinden sağlanır. Bu diyetin ana fikri vücudun proteinleri sindirme sırasında harcadığı enerjiyi artırarak kilo kaybı sağlamaktır. Ancak düşük kalori ile yüksek protein almak vücutta keton cisimciklerinin oluşmasına neden olur.

Normalde enerjisini glikozdan alan beyin de açlık sırasında glikoz bulamayacağı için bu maddeleri kullanmaya başlar ve kişilerde halsizlik, yorgunluk, konsantrasyon kaybı gibi belirtiler görülür. Ayrıca proteinler vücuttan atılırken kemikten kalsiyum çeker ve kişilerde kemik erimesine yatkınlık oluşur. Diyetle fazla miktarda protein almak vücuda çok fazla doymuş yağ asidi girmesine neden olur ve bu durum kalp damar hastalıklarına zemin hazırlar. Bu tür diyetleri yapanlarda ürik asit yükselmesine bağlı eklem hasarları ve sıvı elektrolit kaybına bağlı kalpte ritim problemleri ortaya çıkabilir.

Hızlı zayıflamalarda su kaybı ne demektir?

Normal bir erişkinde kas dokusunda ve karaciğerinde ortalama 400 gram glikojen vardır. Glikojenin her 1 gramı 3-4 gram su ve 0.45 gram potasyum bağlar. Eğer kişi çok düşük kalorili veya ketojenik diyet uyguluyor ise vücut öncelikle yağ dokusu yerine burdan enerji harcayacaktır ve başlangıçta hemen 1200 gram su kaybedecektir. Ayrıca ketoasitler anyon yapıda olduğu için vücuttan atılırken Na gibi katyon kaybına neden olacaklardır.

Gerçek ağırlık kaybının vücuttaki yağ kitlesinin azalması ile olduğunu asla unutmayalım. Buraya kadar gördük ki eğer ağırlık kaybı hızlı oluyorsa öncelikle su kitlesinde azalma sonrasında da kas kitlesindeki azalmayı beraberinde getiriyor.
Eğer dengeli metabolizmamıza uygun bir diyetle besleniyorsak daha çok yağ dokumuzdan kaybederiz, eğer ketojenik diyet yapıyor isek daha çok su kitlemizden kaybederiz, eğer aç kalarak zayıflıyor isek kas kitlemizden kaybederiz.

Metabolizmamıza Uygun Olmayan Bir Diyetle Hızlı Zayıfladığımız Zaman Vücudumuzda Ne Tür Rahatsızlıklar Oluşuyor?

Bu tür zayıflama diyetlerinin vücudumuza verdiği zararı sistem bazında incelediğimizde;

Kalp damar sistemi: Kalpte ritim bozuklukları, kalp kasında zayıflama, tansiyon düşüklüğü

Merkezi Sinir Sistemi: Başağrısı, konsantrasyon bozukluğu, sinirlilik, yorgunluk, uyuşukluk

Üreme Sistemi: Adet düzensizlikleri, kısırlık, cinsel istek kayıpları

Sindirim, Boşaltım sistemi: Bulantı, kusma, kabızlık, ishal, safra taşları, böbrek taşları

Ayrıca kuru cilt, saç dökülmesi, sürekli üşüme gibi şikayetler de görülür.

O zaman amacımız ne pahasına olursa olsun zayıflamak değil, mevcut sağlığımızı daha da iyileştirerek beraberinde kontrollü bir şekilde kilo kaybetmek ve ulaştığımız yeni kiloyu da ömür boyu korumak olmalıdır.

Kaynak:Uzm.Dr.Elem Ayca Kaya

9/5/2007

MASABAŞI DİYETİ: OFİS ÇALIŞANLARINA ÖZEL

Zayıflama merkezi, spor salonu dolaşmadan; sağlığınızı tehlikeye atacak ilaçlar içmeden de incelmeniz mümkün. Masa başı diyeti adı verilen beslenme düzeniyle sağlıklı kilo vermek çok kolay. Bu diyetin temel şartı ise; masa başında yediğiniz abur cuburlarla vedalaşmak! Gofret, çikolata, cips, bisküvi ve diğer atıştırmalıklar yerine sağlıklı besinler tüketmek. Ancak, acele etmeye gerek yok. Metabolizmanızı şaşırtmadan yavaş davranmakta fayda var.

CİPS YERİNE SALATALIK

Mesela, öncelikle masanızda havuç, salatalık ve bir paket galetaya yer açın. Karnınız zil çalmaya başladığında; biraz su için veya kendinize bir bardak meyve çayı hazırlayın. Gün içinde şeker ihtiyacınızı çikolata yiyerek gidermeye alışıksanız; şekerinizin düştüğünü hissettiğinizde üstü çikolata kaplı mısır gevreğini masanıza yerleştirin. Aman dikkat! Sadece ama sadece çikolata krizi önlenemez hale geldiğinde bunu yiyin. Çünkü, bu tür atıştırmalıklardan ne kadar tüketirseniz o kadar çok isteyeceksiniz.

ÖĞLE YEMEĞİNDE ROKA

Saat 13.00, kafeterya zamanı. Salata barın yakınındaki bir masaya oturmaya ne dersiniz? Yeşil yapraklı sebzeler daha hızlı kilo vermenize yardım edebilir. Örneğin A, C ve E vitaminleri, potasyum, kalsiyum ve demir yönünden zengin roka, bedeniniz için roket yakıtı etkisi yapabilir. Unutmayın; yeşil yapraklıların rengi koyulaştıkça, içindeki demir miktarı da artar.

SOSTAN UZAK DURUN

Bu arada; ne kadar azimli davransanız da salata barlar da dahil, her yerin kalori tuzaklarıyla dolu olduğunu unutmayın! Örneğin; yoğurtlu ve kremalı kremalı salata soslarından uzak durun. Kokteyl soslar yerine sadece sirke ve limon kullanmayı tercih edin. Sıcak bir şeyler istiyorsanız, bir porsiyon makarna ya da patates yemeği ve sonrası için biraz meyve iyi bir öğün olabilir. Üstelik bu mönü sizi akşamüstüne kadar açlıktan koruyacaktır.

SAHİDEN AÇ MISINIZ?

Ama en önemlisi, masa başı diyeti nin temel prensibini aklınızdan çıkarmayın: Sadece öğle tatili diye aç olmadığınız halde bir şeyler yemeniz gerekmiyor! Yemeğe karar vermeden önce kendinize şu soruyu sorun: "Gerçekten aç mıyım?" Cevaptan emin değilseniz; yürüyüş yapıp biraz temiz hava alın. Bu arada da bir elma yiyerek ve ofise döndüğünüzde bir bardak taze meyve suyu içerek kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

Blogcu ile yapıldı