Blogumuzda bulunan yazılar tamamen bilgilendirme amaçlıdır.Hastalık ve rahatsızlıklarınızın tedavisi için lütfen doktorunuza veya enyakın sağlık birimine başvurunuz.

14/8/2007

Böbrek Kardeşliği

Sağlık Bakanlığı tarafından, ailesinde vericisi olmayan böbrek hastalarına çapraz eşleştirme yoluyla kan bağı bulunmayan kişilerden nakil imkanı sağlayan ''Böbrek Kardeşliği'' sistemine işlerlik kazandırılması için çalışma başlatıldı.

Sağlık Bakanlığı'nda Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Öner Odabaş'ın başkanlığında yapılan Böbrek Nakli Bilimsel Kurulu toplantısında, ülkedeki 40 bin böbrek hastasının sorununa çözüm bulunması amacıyla bazı düzenlemelere gidilmesi kararlaştırıldı.

Odabaş, yaptığı açıklamada, yasaya göre sadece yakın akrabalar arasında böbrek naklinin mümkün olduğunu belirtti. Ancak, gerekli yasal prosedürün yerine getirilmesi halinde ailesinde vericisi olmayan hastalara ''çapraz eşleştirme'' yoluyla, kan bağı bulunmayan kişilerden böbrek nakli de yapılabildiğini kaydeden Odabaş, söz konusu toplantıda bu sisteme işlerlik kazandırılması için çalışma başlatılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.

''Böbrek kardeşliği'' ya da ''çapraz aileler'' denilen bu sistemde, böbrek nakli bekleyen hastası bulunan, ancak doku uyumu olmayan iki ayrı ailenin, yapılan eşleştirmeyle karşılıklı organ bağışında bulunabildiğini anlatan Odabaş, ''Yasal bir engel bulunmuyor ancak sadece bunu teşvik eden, düzenleyen bir yapı yok. Bir havuz oluşturulup sistem oturtulabilir. Sisteme işlerlik kazandırılırsa böbrek bekleyen hastalara kolaylıkla çapraz nakil yapılabilir'' diye konuştu.

Odabaş, bu tür nakillerin akrabalar arasında yapılan kan grubu uyumu bulunmayan nakillere göre hem daha masrafsız hem de risksiz olduğunu bildirdi.

Sağlık Bakanlığı'nda yapılan toplantıda kan grubu uyumu bulunmayan nakillerin de ele alındığı bildirildi..

İmmünoloji, Böbrek ve Plazmaferez Bilim Kurulları tarafından kan grubu uyuşmazlığı olan nakillerle ilgili bir protokol hazırlanacağını belirten Odabaş, ''Böylece bu nakiller için bir çerçeve çizilerek, kan grubu uyumu olmayan nakillerin hangi şartlarda yapılabileceği belirlenecek'' dedi.

Odabaş, Böbrek Nakli Ulusal Bekleme Listesi ile ilgili olarak da, bu konuda daha önce çekincelerini dile getiren nakil merkezlerinin görüşlerini bakanlığa ilettiklerini belirterek, bunlarla ilgili değerlendirmede bulunduktan sonra sisteme son şeklini vereceklerini söyledi.



-''HASTALARIMIZIN MAĞDURİYETİNİN ÖNÜNE GEÇMEK İSTİYORUZ''-



Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Osman İlhan da, bir süre önce Böbrek Nakli Ulusal Bekleme Listesi konusunda nakil merkezlerinin sorumluları, bakanlık yetkilileri ve ülkenin önde gelen uzmanlarının katılımıyla bir toplantı yapıldığını hatırlatarak, Böbrek Nakli Bilimsel Kurulu toplantısında da böbrek bekleyen hastaların sorunlarının çözümünün ele alındığını bildirdi.

Toplantıda, sorunun çözümünde kan grubu uyuşmazlığı bulunan nakillerle ''böbrek kardeşliği'' üzerinde durulduğunu belirten İlhan, ''Bütün dünyada yürütülen bu uygulamaları ülkemizde de bir sisteme oturtarak hastalarımızın mağduriyetinin önüne geçmek istiyoruz'' diye konuştu.



-BÖBREK KARDEŞLİĞİ NEDİR?-



''Böbrek kardeşliği'', kendi ailelerinde uygun vericisi olmayan iki böbrek hastasına, diğer hastanın ailesindeki bireylerinden birinin böbreğinin çapraz eşleştirme yapılarak nakledilmesi anlamına geliyor.

Bu sistemde, doku uyumu olmadığı için yakınına böbreğini veremeyen bir anne, baba ya da kardeş; eşleştirme yapılan yine aynı durumdaki bir başka ailenin hastasına böbreğini bağışlarken, bu aileden böbreğini bağışlayan kişinin organı da diğer ailenin hastasına takılabiliyor.

9/5/2007

Böbrek taşından korunmak elinizde

Böbrek taşları erkeklerde daha sık görülüyor. 20-40 yaş arasında daha sık görülen böbrek taşından korunmanın ilk koşulu günde 2,5 litre su içmek; kahve, çay ve kola tüketimini sınırlamak.

Günümüzde böbrek taşlarının büyük çoğunluğunu ortadan kaldırabilecek etkin tedavi yolları bulunsa da bu problem pek çok insanı etkilemeye devam ediyor. Amerikan Üroloji Hastalıkları Derneği yaşamı boyunca erkeklerin yüzde 12’si, kadınların %5’inin taş hastalığı ile karşı karşıya kaldığını açıklıyor.

Acıbadem Hastanesi Kadıköy Üroloji Uzmanı Op. Dr. Bora Özveren böbrek taşı oluşumuyla ilgili şunları söylüyor:

“Kalsiyum, oksalat, veya ürik asit gibi maddeler idrar içerisinde normalde beklenenden daha yüksek yoğunlukta bulunursa böbrek taşı oluşur. Bu maddeler kristaller halinde böbrekte çökelebilir ve zaman içerisinde büyüyerek böbrek taşını meydana getirir. Taşlar yer değiştirerek veya idrar kanallarından aşağıya doğru hareket ederek vücuttan atılabilir. Ancak idrar kanalının herhangi bir düzeyinde takılarak idrar akışına engel oluşturan taşlar genellikle korkulan, şiddetli tipik böbrek ağrısına yol açar.”

RİSK FAKTÖRLERİ
Bazı hastalıklar ve alışkanlıklar bir kişide böbrek taşı oluşum riskini tetikliyor. Özellikle yaşamında daha önce kalsiyum taşı olan bir hastanın tekrar taş hastalığına sahip olma riski çok daha yüksek. Öyle ki geçmişte taş hastalığı olan hastalarda ikinci kez taş oluşma olasılığı bir yıl içerisinde %15 iken 10 yıl içerisinde % 80’lere çıkıyor. Dr. Özveren risk faktörleri konusunda şunları söylüyor:
Ayrıca kristallerin oluşumuna yol açan bazı ilaçlar taş hastalığı riskini artırır. Sık veya sürekli ishal durumunda, ya da sıvı kaybı sonucu yoğun, asidik idrar çıkaran kişilerde böbrek taşı gelişebilir.”

BESLENME ALIŞKANLIKLARINIZA DİKKAT EDİN
Taş oluşumunda beslenme alışkanlıklarının de rolü büyük. Beslenme düzenine dikkat ederek büyük ölçüde taş oluşumunu önlemek mümkün. Dr. Özveren dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıralıyor:
* Başlıca su olmak kaydıyla bol miktarda (günde 2,5 litre) sıvı alın.
* Kola, gazoz gibi asitli içecekleri haftada 1 litreden fazla tüketmeyin.
* Çay tüketimi azaltın.
* Greyfurt suyu ve elma suyunun taş hastalığı riskini arttırabilir. Öte yandan saf limon suyu koruyucudur.
* Süt ve süt ürünlerinin hiç tüketilmemesi taş oluşum riskini arttırır. Kalsiyumdan yoksun diyetler uygulanmamalıdır. Süt, yoğurt, peynir gibi besinler makul ölçülerde tüketilmelidir.
* Bol lifli besinleri tercih edin.
* Yüksek oksalat içeren pancar, soya, kara çay, çikolata, kakao, kuru incir, karabiber, fındık, maydanoz, haşhaş tohumu, ıspanak, çilek, böğürtlen vs besinleri aşırı tüketmeyin.
* Taş hastalığınız varsa bira ve diğer alkollü içecekler, ançuez, sardalya, sakatat, kuru bakliyat, mantar, ıspanak, kuşkonmaz, karnıbahar ve et tüketimini kısıtlayın.
* Tuz kullanımını azaltın.

9/5/2007

Böbrek taşları

Böbrek taşları nasıl meydana gelir?
Bunlar kalsiyum, fosfat, amonyum gibi inorganik tuzların bir bil simidir. İçinde ürik asit veya amino asitlerin bulunduğu organ karışımlardan da meydana gelebilir.

Böbrek taşlarının meydana gelmelerinin sebepleri nelerdir?
Bazı hallerde esas nedenler bilinmektedir. Meselâ, gut hastalığı da böbrek ifrazatında yüksek bir kan-ürik asit konsantrasyonu  ayrıca yüksek ürik asit konsantrasyonu bulunmaktadır. Bunlar ürik asit türü taşlarının meydana gelmesine yol açmaktadır. Yine bunun benzeri olarak, kalsiyum metabolizma bozukluklarında, idrar ve böbreklerde kalsiyum türü taşlar meydana gelmektedir. Ancak, vakaların çoğunluğunda bunun asıl mekanizması bilinmemektedir. Bununla beraber taşların meydana gelmelerinin çeşitli nedenleri vardır:
a.  Düzensiz gıda alımı.
b.  İdrarda kimyasal dengesizlikler (bunların nedeni bilinmemektedir).
c.  İç salgı bezlerinin düzensiz işlemesi, özellikle boyundaki para-tiroid bezleri.
d.  Vitamin eksiklikleri.
e.  Böbrekte iltihap.
f.   İdrar yolunun bir veya birkaç tarafında yetersiz drenaj kudreti.

Böbrek taşları erkek ve kadınlar arasında aynı oranda mı olur?
Hayır. Erkeklerde olma oranı biraz daha fazladır.

Böbrek taşları herhangi bir yaşta mı meydana gelebilir?
Evet. Bunlar çoğunlukla kırk, elli ve altmış yaşlarında olanlarda rastlanmaktadır. Çocuklarda böbrek taşlarına çok az rastlanır.

Böbrek taşları ne gibi belirtiler gösterir?
Bazı hallerde taşlar hareketsizdir ve belirti göstermezler. Bu tür taşlar ancak kazara meydana çıkabilir. Genellikle taşlar idrarda sancı durumu, cerahat hücreleri, kan, belirtileri gösterir ve çok kez de böbrek fonksiyonunda arıza yaparlar.

Böbrek taşları tek mi veya birden fazla mı olur?
Genellikle tek olur. Ancak birden fazla da olabilirler. Birden fazla oldukları hallerde iki böbrekte de bulunabilirler.

Böbrek taşlarının büyüklüğünde büyük farklar olabilir mi?
Evet. Bunlar kum tanesi boyunda mikroskobik taşlardan mercan veya geyik boynuzu biçiminde böbreğin biçimini almış olan çok büyük taşlar olabilir.

Bütün böbrek taşlarının cerrahî müdahale ile alınması gerekli midir?
Hayır. Bunların birçoğu kendiliklerinden kaybolur. Bunların bazıları hareketsizdir ve sancıya neden olmazlar, enfeksiyon yapmazlar ve böbrek fonksiyonlarını bozmazlar. Bu gibi taşlar kendi hallerinde bırakılmalıdır. Ameliyatla alınması gereken taşlar geçit vermeyecek ölçüde büyük olanlar, tıkama ve enfeksiyonlara, devamlı sancıya ve periyodik şiddetli sancıya neden olanlar, böbrek fonksiyonunu artıcı surette zedelemekte olanlardır.

Böbrek taşlarını dağıtabilecek ilâçlar var mıdır?
Hayır. Bununla beraber az fosforlu diyet, kalevi (alkalik) diyet gibi rejimlerle taşın büyümesi bazen önlenebilinmekte veya yeni taşların meydana gelmesine imkân verilmemektedir. Aynı görevi yapan bazı ilâçlarda vardır: (Basalgel, asitli tuzlar, alkalik tuzlar).

Taşları dağıtabilecek solüsyonlar var mıdır?
Taşları ufaltabilecek solüsyonlar vardır ve bunlar bazı hallerde taşları dağıtmaya bile yararlı olmaktadır. Fakat bu solüsyonların yararlı olabilmesi için taşlarla yeterli bir süre direkt temasta kalmaları gerekmektedir.
Bu demektir ki, eğer taş böbrek içerisindeyse, bu böbreğe bir sonra indirilmeli ve birkaç gün süreyle orada bırakılmalıdır. Bu metot her zaman kullanılamaz ve belli bir tedavi metodu olarak kabul edilemez.  Üstelik, bu metodun hatalı  kullanılması yüzünden ölümle sonuçlanan vakalara rastlanmıştır.

Böbrek taşları kendiliklerinden dağıldıktan veya cerrahî müdahale ile çıkarıldıktan sonra tekerrür eder mi?
Evet. Ancak rejime riayet edilmesiyle, fazla sıvı ve bazı ilâçların alınmasıyla, idrar yolunda enfeksiyon ve tıkanmalara meydan vermemekle, bunların yenilenmesinin önlenmesine yardımcı olunur. Bütün bu tedbirlere rağmen, bazı hallerde taşlar az bir oranda bile olsa yeniden tekerrür edebilir.

İdrar yolundaki taşlar nedir?
İdrar yolu (ureter), böbreği sidik torbası ile bağlayan boru biçimindeki bir yapıdır. Taşlar nadiren ilk olarak idrar yolunda teşekkül ederler ve genellikle böbrekte teşekkül eden taşlar oradan geçerken saplanıp kalırlar. Orada teşhis edildikleri zaman bunlara mesane yolları taşları adı verilmektedir.

İdrar yolundaki taşlarda ne gibi belirtilere rastlanılır?
Başlıca belirti kolik tipi şiddetli bir sancıdır. Bu sancı o kadar şiddetli olabilir ki en kuvvetli narkotik ilâç bile tesirsiz kalabilir. Eğer taş böbrekten idrar akımını engellerse hastanın ateşi yükselebilir. Eğer gelen idrar enfekte olmuşsa ateş çok yükselebilir ve üşümeden ileri gelen ciddî titremeler de olabilir. Baş dönmesi, kusma ve kabızlık da yaygın belirtilerdir. Devamlı idrar ve idrar etmekte güçlüğe de rastlanmaktadır. Vakaların çoğunluğunda idrarda kan görülür.

İdrar yolundaki taşların tedavisi nasıl yapılır?
İlk önce, sancı kontrol altına alınmalıdır. Ondan sonra, eğer enfeksiyon varsa, antibiyotik veya sulfamitli ilâçlar ile tedaviye girişilmelidir. Eğer sancı ve enfeksiyon bu yollarla kontrol altına alınamamışsa c zaman böbreklerin drenaj usulüyle temizlenmesi gerekecektir. Bu ameliye taşın etrafından bir sistoskop içerisinden bir sondanın geçirilmesiyle yapılmaktadır. Eğer sonra taşın etrafından yerleştirilemezse o zaman cerrahî müdahale gerekir.

İdrar yolunda taş bulunduğu zamanlarda cerrahî müdahale her zaman gerekir mi?
Hayır. Bu gibi taşlar genellikle kendiliklerinden kaybolur. Eğer araya bir enfeksiyon girmediği takdirde, sancı yenilenmezse ve idrar akışı engellenmemişse, o zaman taşın kendiliğinden kaybolmasının beklenmesi tavsiye edilir. Bu durum birkaç gün veya birkaç hafta içerisinde meydana gelebilir.

İdrar yolunda taş bulunduğu hallerde ne zamanlar cerrahî müdahale gerekmektedir?
a.  Taş kendiliğinden geçemeyecek kadar büyükse.
b.  İdrar akımı uzun zaman engellenmişse.
c.  Şiddetli sancılar sık sık tekrarlanmaktaysa.
d.  Enfeksiyon inatçıysa.
e.  Böbreklerin çalışması bozulmuşsa.

Taş, sistoskop içerisinden geçirilen bir âletle kavranılabilinir mi?
Evet. Taş kavrayıcı aygıtlar vardır ve bunlarla bazı hallerde taş idrar yolundan geçirilebilinir. Bütün bu metotlar başarısız olursa o zaman cerrahî müdahale gerekir.

İdrar yolundan bir taşın ameliyatla çıkarılması ciddî bir cerrahî müdahale sayılır mı?
Ciddî bir müdahale olmakla beraber ölüm tehlikesi yok denebilecek derecede azdır.

İdrar yolundan  taş çıkarılması için yapılan bir ameliyattan   sonra hastanın ne kadar süre hastanede kalması gereklidir?
On ila on iki gün.

İdrar yolundan ameliyatla taş çıkartılan bir hasta ameliyat sonrası normal bir hayat sürdürebilecek midir?
Evet.

Böbrek taşından bir kez mustarip olan bir hasta periyodik olarak doktoru tarafından muayene edilmeli midir?
Evet. Üstelik taşın yenilenmesine engel olabilmek için yukarıda gösterilen ön tedbirleri alması da gerekecektir.

Blogcu ile yapıldı